18.8.10

ajan tuz

Hayır, yapmıyorum böyle bi fenalık ve ajan tuz'u geri alıp ajan salt demeye devam ediyorum. Ama sevgili G. ile hangi filme gidiceğimizi merak eden abime telefonda "salt, salt işte, tuz ya, var ya hani ingilizcede" diye anlatma ısrarı gösteren benim de dilime dolandı, ne yapayım.

Ne ajanı ne saltı demeden söyliyim, angelina jolie'nin yeni filmi salt'tan bahsediyorum elbet. Inception'ı çoktan izledim, internet sağolsun tabi, ama madem film izlicez bari buna gidelim dedik. Bi de ckm'de! Lanetler okumaktayım hala! Boşa giden bir 12.5 tl ve angelina'ya sinir olmam için bir sebep daha... Saçmaydı çok. Bu arada sarı saç hiç yakışmazmış.

Bu sıralar hep nefret ettiğim, dalga geçmeye doyamadığım bir diziyi veriyolar tekrardan, hatta günden bilmem kaç bölümle resmen dayatıyolar izleyiiiiiiin diye. "Doktorlar"dan bahsediyorum ve itiraf ediyorum ki izliyorum! Neyse ki şu nefret ettiğim ikili - mehmet aslan & aysun kayacı kalp ben- ayrıldı da onları izleme eziyetine katlanmıycam. Ne için izliyosun dersen de her ne kadar gerçek doktorlukla alakası olmasa da bana cerrahiyi sevdiriyo, biraz da suat-zenan ikilisi iyi işte.

Bugün abim kendi bakamadığı sezaryen videosunu bana izletmeye kalktı. Kendisi bakamazken ben baya iştahla izledim, bana ne laflar etti ki sorma. Ama ben hep böyleydim, küçükken böyle cinayetli filan filmleri görünce oyuncaklarımı bırakır tv'ye yapışırdım. Mesela bi ara anneme kene yapışmıştı, hastaneden nefret eder hayatta gitmez kendisi, benim çıkartmamı istemişti ve annemi resmen orda ameliyat etmiştim ya! Cıyak cıyak bağıran annem ve hala içinde ayağı filan kalmış olabilir diye etin içini temizleyen ben... Cani olabilir miyim ki aceba?

Civciv katiliyim ben.

11.8.10

bir anda

Abimin askere gitme fikriyle ağustosun hiç bitmemesini istemem ve de aynı zamanda merinosum geleceğinden eylülü iple çekiyo olmam gibi bi çelişkinin oluşması...

içimde bi'şey var bu akşam
beyazlar karardı bir anda
sen orda benim çok dışımda
uzaklar çoğaldı bi anda
...
emekler aş olmaz kalırsa
hayattan bıkarsın bi anda
sen orda bugün çok uzakta

bir anda bir anda bir anda
...


Hayatta her şey bir anda oluverir ya zaten...

10.8.10

yamukağız

Bugün blogumun adının özgürbalık lili olduğunu iddia eden sevgili B.ye teşekkürü borç bilirim.

Nette konuşurken arkadaşım "şaka maka" diyince aklıma "waka waka"nın gelmesine sebep olan abuk zekamı da seviyorum.

Benimle görüşmek için sıraya girmiş bulunan tüm arkadaşlara da saygılar sunarım, bi ara halledeyim sizi de.

Kankardeşimin de dediği gibi çok mütevazi olduğumu farkettim, sevinçliyiz hepimiz.

Efe'nin döndüğünü gösteren reklamların hepsini izleyebilmek için geç yatıp erken kalkıyorum ve sürekli kanal d reklamlarını izliyorum desem de inanmazsın. Ama gerçekten gülmeyi, onun güldürmesini özledim sanırım, yamukağız.

Salıncakta doyasıya sallanıp vapurda martılara simit atmak sonra gidip kitaplara bakmak istiyorum, bi de ispanyolca kursuna varım diyen birilerini arıyorum. İlgilenen???

kokmuş çorap

Hiç yazasım gelmiyor be blogreader, yani seni, beni bekleyişini filan özledim tabi ama diyorum ya keyifsizim.

Genel bi durum açıklaması yapayım madem, gerçi ramazanda bol vaktim olucak yazmak için ama yine de özet geçeyim:

Annemin teyzesi vefat etti, köye gitmek zorunda kaldık ve MUN işi yattı. Orda bi de güzel hastalandım bol ateş öskürük filan. Neyse ki doğa güzeldi, vakit iyi geçti sayılır, kebelekler falan işte.

Abim askere gidicek sanırım bu ay sonu, yeğenim büyüyo maşallah, bi de keltoş oldu. Ders çalışıcam işte 24'ünde dersane var. Yarın ramazan başlıyo, sahur oruç iftar derken bitivericek o da. Pideyi de iple çekiyorum ha.

Öyle bir geçiyor ki zaman, farkında olamıyorsun. Hayat zor, ki mücadele de yakında. Korkmuyorum, ben cesurum ama bazen iki dakika sonrasını bile bilememek yıldırıyor insanı. Hele bir de vicdanın yerli yerindeyse, ağlayamadığın için gülersin; bazen de kırılıverir elinde o mutlu çerçeve, yine kendini üzersin.

Yurtdışı için çok iyi haberler aldım, işte SAT sınavına burda girilebildiğini bilmiyodum filan ama bunları öğrenmek beni isteksizleştirdi, bilmiyorum, tüm dünyayı gezmek süper tabi ama okumak için kötü bi fikir mi diye düşünmeye başladım. Hatta öyle ki herkesin bana yakıştırdığı ama benim nefret ettiğim, sıradan gördüğüm tıp okuma fikri hiç de fena gözükmüyor. Moleküler biyoloji ve genetikten vazgeçtim diyebilirim. İstanbul üni.de okuyup sonra yurtdışı değişim programıyla bi yerlere gidip orda da devam edebilirim.

Evet gördüğün üzere hiçbir şey bilmiyorum.

Bu arada yalnız şu iki mısrasını bildiğim ve dalga geçtiğim sevgili tarkan özentisi garip yaratığa tarkan nasıl olunuru öğrenmesi için adımı kalbine yaz albümünü öneriyorum.

Çorabımın teki hala yok
...
Şiki şiki bi durum valla yok

!!!

İnan bana kokmuş çorabının teki umrumda bile değil.