20.12.09

buldum ki

Neyi diyosun içinden; altılıyı mı sayısalı mı beş yaşımda kaybolan oyuncağımı mı veya aradığımı mı? Yok aradığım halen ''aradığım'', ama ben hediye buldum canlarıma. Öyle birşey ki yenmez, içilmez, giyilmez, atsan atılmaz satsan satılmaz, her baktığında yüzünde tebessüm oluşturacak, ha bi de ipucu vereyim okunabilir. Daha da söylemem. Bunlardan annemde çok vardı, onun zamanında çoklarmış kendileri, hep baktıkça o yılları, o insanları hatırlar, yüzündeki tebessümden anlarsınız ki çok değerlidirler. Ben de hep derdim keşke arkadaşlarım gidip liralar harcayacaklarına bana onlardan alsalar hediye almaları gerektiğinde, diye. İşte öyle birşey... Hem beni hatırlasınlar, unutmasınlar, Amerika'ya gittiğimde, özlediklerinde minik bir gözyaşını silmek yerine ona baksınlar, salyalarını silsinler.

Belki bir gün özlerler diye...

Acıtasyonun alası diye buna denir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder