4.2.10

üşümek

İlginç günler yaşamaktayım. Hepsi birbirinden tatsız, hepsi birbirinden soğuk günler... Onca sofistike şey yaşadım ama üçü bir ayrı. Evde yaşadığım sorunlar, içimde bunu bastırıyo olmam ve arkadaşımı kırmış olabileceğim fikri; beni korkutuyor, üzüyor, huzursuzlandırıyor.

Birşey düşünmüyorum, çünkü çok şey düşünüyorum aynı anda. Heyecanlı heyecanlı içimden söylüyorum: Ev? Haftasonu? Dersane? Kuş? Abim? Sınav? Tenefüs? Yemek? Her ne kadar bunlar benim yararıma olan şeyler olsa da bir kez durup diyemiyorum ''Ya ben?'' Hayır cidden ''Kendime ilgisizim, ay ben ne kadar düşünceli insanım, hep diğerlerini düşünüyorum yaahu!'' filan dediğim yok. Ama bütün bunları düşünebilmem için de akıl sağlığım önemli ve ben şu an onun gerçekten de iyi durumda olduğunu düşünmüyorum.

Sahte gülmek... Her zaman isteyerek yapılan birşey değilmiş aslında. İçin huzursuz, sen mutsuzsun ama yüzünde güller açıyo, insanlardan gülümsemeni esirgemiyorsun, sen bunu yaptığını bilmeden ve gerçekten sorunlarını halletiğini zannederken. Yaklaşık altı aydır, gerçekten kendi halime ağlayamıyorum.

Bir de insanların hiçbir şey olmamışçasına davranması, hatta belki bugün benim de aynı şeyi yapmış olmam...

Of! Boğuluyorum...

Ve şimdi gerçekten üşüyorum...

Ve telefonum aramaya kapalı, ''Dadı''nın tekrarlarını izleyerek gülen bi insan haline geldim, içimden küstüm herkese, her şeye, hayata, sonra barıştım da tekrar, atasım var kendimi köprülerden, zahiriden hatta dünyadan ıraklaştım gitgide, bir kuşum var beni kıskanan, beni seven, şimdi bi de öten, bana çok alışan, hatta uçmaya bile başlayan, ama o bile tırmaladı bak. Ama yine kuşum da kuşum.

Evet, şimdi tam bir UFO'yum.

Hatta sabah, arkadaşımın iki gün sonra beni beş yaş büyümüş gördüğünü söylemesi yaşlandığımı da gözler önüne seriyor. Belki gözler altında mor halkalar? Zombi?!

In your head, in your head, they are crying...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder