10.8.10

kokmuş çorap

Hiç yazasım gelmiyor be blogreader, yani seni, beni bekleyişini filan özledim tabi ama diyorum ya keyifsizim.

Genel bi durum açıklaması yapayım madem, gerçi ramazanda bol vaktim olucak yazmak için ama yine de özet geçeyim:

Annemin teyzesi vefat etti, köye gitmek zorunda kaldık ve MUN işi yattı. Orda bi de güzel hastalandım bol ateş öskürük filan. Neyse ki doğa güzeldi, vakit iyi geçti sayılır, kebelekler falan işte.

Abim askere gidicek sanırım bu ay sonu, yeğenim büyüyo maşallah, bi de keltoş oldu. Ders çalışıcam işte 24'ünde dersane var. Yarın ramazan başlıyo, sahur oruç iftar derken bitivericek o da. Pideyi de iple çekiyorum ha.

Öyle bir geçiyor ki zaman, farkında olamıyorsun. Hayat zor, ki mücadele de yakında. Korkmuyorum, ben cesurum ama bazen iki dakika sonrasını bile bilememek yıldırıyor insanı. Hele bir de vicdanın yerli yerindeyse, ağlayamadığın için gülersin; bazen de kırılıverir elinde o mutlu çerçeve, yine kendini üzersin.

Yurtdışı için çok iyi haberler aldım, işte SAT sınavına burda girilebildiğini bilmiyodum filan ama bunları öğrenmek beni isteksizleştirdi, bilmiyorum, tüm dünyayı gezmek süper tabi ama okumak için kötü bi fikir mi diye düşünmeye başladım. Hatta öyle ki herkesin bana yakıştırdığı ama benim nefret ettiğim, sıradan gördüğüm tıp okuma fikri hiç de fena gözükmüyor. Moleküler biyoloji ve genetikten vazgeçtim diyebilirim. İstanbul üni.de okuyup sonra yurtdışı değişim programıyla bi yerlere gidip orda da devam edebilirim.

Evet gördüğün üzere hiçbir şey bilmiyorum.

Bu arada yalnız şu iki mısrasını bildiğim ve dalga geçtiğim sevgili tarkan özentisi garip yaratığa tarkan nasıl olunuru öğrenmesi için adımı kalbine yaz albümünü öneriyorum.

Çorabımın teki hala yok
...
Şiki şiki bi durum valla yok

!!!

İnan bana kokmuş çorabının teki umrumda bile değil.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder