28.5.10

formspring.me

Ask me anything http://formspring.me/kakulecekirdegi
Çok sevdiğim söz, ve hislerimin de bu doğrultuda oluşu...

Time passes. Even when it seems impossible. Even when each tick of the second hand aches like the pulse of blood behind a bruise. It passes unevenly, in strange lurches and dragging lulls, but pass it does. Even for me...

Zaman geçiyor. İmkansız göründüğü zaman bile. Hatta saatin her tik tak edişi insanın canını acıtsa da. Yavaş yavaş geçiyordu saniyeler. Yalpalayarak ve sessizliklerin içinde sürünerek. Ama bir şekilde geçiyordu. Benim için bile.

25.5.10

küçük kız

Az önce okudum facebook'ta, çok hoşuma gitti ama, paylaşmak istedim.

Küçük bir çocuk, hamile bir kadının karnına dokunarak:
-Ne var sizin karnınızda teyze,
Kadın:
-Çocuğum var evladım, diye cevap verir.
-Sizin çocuğunuz mu?
-Evet
-Onu seviyor musunuz?
-Evet
-Çok mu seviyorsunuz?
-Evet evladım.
-Öyleyse neden yediniz?

23.5.10

saçlar git

9 gün boyunca okulun "bence" olmaması, 19 mayısta bi uğrıyım bari deyişim, köyüme gitmek, ağaca tırmanmak, eriğe doymak, yeğenime doyamamak...

Saçlarımı kestirdim. Hem de çok çok çok! Kavak yellerindeki mine gibi oldu, belki biraz daha uzun olabilir. Ama özgüven geldi cidden, gömleğimden sıyrıldım sanki, onu çıkardım attım.

Önemsemiyorum kimseleri, hedefe doğru koşmak istiyorum, doyasıya yaşamak aynı zamanda, sonra da kaçıp gitmek çok uzaklara. Bir gün belki...

Forever young, i wanna be forever young!

18.5.10

gelmesem de bekle beni...

Seni özlediğimde yüzümü dağlara dönerim ben. Sırtımı bir ırmağın akışına yaslarım. Kırgın ikindiler gelir göğsüme batırır tırnağını bir alıcı kuş. Taşlar susar taşlardan suskun bir ağrı şakaklarımda. Ben beklerim gözlerinde saklı şehrin kapılarından bir gün yine yalınayak perişan girebilmek ümidiyle. Gurbet derim kandan oyulmuştur her harfi. Sıla derim sonra adınla başlayan bir hikâyenin vatanına. Uzağım yaralıyım yabanım ne çıkar?
Sen bekle beni gelmesem de...

Bütün tebessümlerin altından sen çıkarsın gözyaşlarımın dünyanın damarlarına karıştığı yerden sen. Gün pılısını pırtısını toplayıp göçer dağların ardına ben kalırım. Rüyadır kovsan ayrılmaz kapından sana varmanın umudu. Hayaldir ellerinin alnıma dokunuşuyla koklayacağım deniz mavisi. Şiirlerini yağmura tutmuş bu adam ağlayarak bir fotoğrafa yüz sürmenin kaydını mecnun diye tutan geceye kanına bandığı bir çevreyi gösterir. Ayrıyız ateşim ve ellerim fırtınada. Giderayağım kanamalıyım yorgunum ne çıkar?
Bekle beni gelmesem de...

Hiç kimse böylesi bir sevdayı sırtına vurup yarelenmedi. Hiç kimse kanadına yokluğunun sancısını nakışlayıp uçurmadı kuşlarını. Hiç kimse gece başladığında ve ışık kuytulara saklanıp sessizce ağladığında kalbini ben gibi kucaklamadı. Sevdimse verdiğin yürekle sevdim bunun için azizdi yüreğim bunun için senden başkasını alamayacak kadar müstesna. Öldümse verdiğin yürekle öldüm katlimin salası önce sana ulaştı. Sordular elbet: Nasıl bilirdiniz?
Sen seslendin mi bekleyip de gelmeyenine ah sen dedin mi ki: Yakardı!

Gittimse baharın peşi sıra değil senden ırak mevsimlerin delibozuk çığlıkları peşine takılarak gittim. Bilemedim 'hangi şehre inersem yar beni karşılar'. Simsiyah urganlara asılarak iniyor ruhumun kuyusuna zaman dağılıyor ağıt oluyor ayrılıktan yeşermiş kamışlar. Ne hoyrat ne ağır bedeldir beklemek yine de bekle beni aşkı utandırmamak için bekle gelmesem de...

Şehre herkes yakışıyor şimdi. İşportacı delikanlılar tuzu kuru tüccarlar öğrenciler dilenciler ve yalancılar. Şehre bir ben yakışmıyorum. Çünkü sensiz bir şehrin toprağında ayak izim öksüz duruyor. Sensiz penceremde gün ışığı mahzun. Sanma ki yolcular sadece bavullarını alarak giderler bir şehirden. Giderken bana verdiğin güvercin ürkekliğini götürdüm yağmur ferahlığını kardelen cesaretini..

Kavuşmaya yüzümüz olsun diye ağlamadım. Unutmamaya kavlimiz olsun diye mahzun dokunmadım kirpiklerine. 'Sen ağlama kirpiklerin ıslanır' ağlama bekle yalnızca emanetlerini yerli yerine yani bakışlarını Zühre yıldızının burcuna sıcaklığını mezarımın başucuna ve aşkını hüzzam bir yağmurun dudağına koymaya ahdetmiş bu adamı bekle gelmesem de...

why does it always rain on me?

Pek yazasım gelmiyor içimden, yine içime dönmek istiyorum ben, herşeyi içimde halledicem, gerçi halledemiycem desem daha doğru ama şunu öğrendim ki hiç kimse ben değil, bütün yaşadıklarımı bilen bir tek ben varım ve kimseden de beni anlamasını beklememeliyim.

Her neyse uzun zamandır istiyodum bunu söylemeyi, bir kitap var Adem Özbay'ın, Gelmesem de Bekle Beni diye. Çok ilginçtir, bu insan muhtemelen şiir yazmaya da yeteneklidir, ama şairane sözlerini düz yazıyla aktararak beni çok etkilemiştir. Çünkü şiir kitabı okumak gariptir, hatta kimisi için komiktir, ama böylesi çok da hoş olmuş.

Arada burdan kesitler sunmak istiyorum, tabi internette bulabildiğim kadar, yoksa kitaptan elle yazıcak değilim.

I can't sleep tonight
Everybody's saying everything's alright
Still I can't close my eyes
I'm seeing a tunnel at the end of all these lights
Sunny days
Where have you gone?
I get the strangest feeling you belong
Why does it always rain on me?
...

5.5.10

Yeğenime blog açtım a dostlar!

http://ilovemyaunt.blogspot.com/

Tamam, tam bir megaloman olabilirim.

bacardi

Uzun bir aradan sonra mikemmel bir yazıyla karşında olduğumu varsayıyorum.

Sınavlar, gir, çık, kim kime dum duma, duma duma dum kırmızı mum, ne diyorum?!..

Evet uzunca bir sınav haftasının ardından su savaşı yapan mı dersin, koridorun ortasında çığlık atan mı, hepiciği bizim okuldaydı. Buyur gel bize, ülkemizin deli potansiyelinin en fazla olduğu yeri görmüş olursun, diyelim senle "haydi gel içelim".

21 Mayıs'ta buyur, HasalFest, her ne kadar katılamayacak olsam da maselef, Yüksek Sadakat geliyor, saat 18.00-21.00 arası. Biletler 25 TL. Adres: Barbaros Mah. Mütevelliçeşme Cad. Sedef Sk. No:1 Koşuyolu/Üsküdar

Yazık be feneve, daum o kadar gelivermiş bi kez daha, yabancı o kadar ayıptır, verseydik kupayı yavrum, ağlatmayın... Ama lütfen fenevli insanlar da okuyosa kusuruma bakmasınlar artık, çok güldüm cidden, kötü şans, uğursuzluk resmen. 28 yıl! Hani ezeli rakip filan da kabul etmek lazım şimdi, o kupayı alamayacak bi takım değil. Aman neyse ki bizim yeğeni halihazırda yavru aslan yaptım, yoksa çocukcağız fenevli filan olsa kupayı görüceği yok, yazık kötü kader biçmeyelim şimdiden.

Yaz geldi her gece kulüpte hadi
Az geldi vur şişenin dibine
Gaz geldi atla dans pistine hadi
Bir Bacardi, gecenin vakti, Ghetto Party